Kapadokya'ya gidelim görelim!
Kapadokya
60 milyon yıllık bir tarih, Erciyes, Gül dağı ve Hasan dağ’ ın püskürttüğü
lav, küllerin oluşturduğu tabakanın zaman içerisinde yağmur ve rüzgar
ile oluşumunu tamamlayan bir doğa harikası.
Kapadokya Pers dili ile Güzel Atlar Ülkesi….
Kapadokya uzun tarihler boyunca ticaret kolonilerini içerisinde barındırmış
ve ülkelerin birbirleri ile ticari ve sosyal alanda birleşmelerini sağlayan
bir köprü rolü oynamıştır. Ayrıca Kapadokya ipek yolu’nun önemli kavşaklarından
biridir
Kapadokya doğanın ve tarihin bir arada bulunduğu dünyanın en güzel bölgelerinden
biridir. Kapadokya bölgesinde coğrafik olaylar peribacalarını oluşturmuş
ve tarihi süreçte insanlar buradaki peribacalarının içlerine ev, kilise
gibi yerleşim birimleri oyarak kullanmışlar ve bu yerleşkeleri çeşitli
freskelerle süsleyerek bu olağan üstü bölgenin günümüze kadar ulaşan
güzelliğini bizlere sunmuştur.
Kapadokya bölgesini eski çağda roma imparatoru Augustus antik dönem
yazarlarından Strabon 17 kitaplık Geographika isimli kitabında(Anadolu
XII,XIII,XIV) Kapadokya sınırlarını güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray,
doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan bölge
olarak belirtmiştir.
Günümüzde Kapadokya bölgesi, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırşehir ve Kayseri
illerinin kapladığı alanda bulunmaktadır. Fakat kayalık Kapadokya bölgesi
Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresindeki
daha dar alandan ibarettir.
Geleneksel
kayalara oyulmuş Kapadokya evleri ve güvercinlikler Kapadokya bölgesinin
özgünlüğünü dile getirirler. Kapadokya evleri 19. yüzyılda yamaçlara
ya kayaların yada kesme taşlardan oluşturulmuştur.
Kapadokya bölgesinin volkanik yapısından dolayı ocaklardan çıkan taşların
yumuşak oluşu ve rahat işlenebilme özelliği ve hava ile temasından sonra
çabuk sertleşebilmesi nedeni ile dayanıklı bir yapı malzemesi olan bu
taşlar Kapadokya bölgesinin tek mimari malzemesi olmuştur. Kapadokya
bölgesindeki bu volkanik taşların miktarının fazla olması ve kolay işlenebilme
özelliği ile yöreye has olan taş işçiliği geliştirilerek mimari bir gelenek
haline gelmiştir. Kapadokya bölgesindeki evlerin avlu ev kapılarının
malzemesi ahşaptır.
Kapadokya evlerinde kemerli yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık
ve rozet motifleriyle süslenmiştir. Kapadokya bölgesindeki güvercinlikler
19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim
sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır
veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel
sanatçılar tarafından zengin bir bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir.
 |